Horlama kimlerde görülür?
- Dil ve boğaz kasları gevşek yapıda olanlarda.
- Boğaz dokusu kalın olanlarda.
- Yumuşak damağı ve küçük dili normalden uzun olanlarda.
- Burun tıkanıklığı olan kişilerde.
- Erkeklerde kilolu kişilerde ve ileri yaşlarda daha sık görülür.
Horlamanın belirtileri ve şikayetleri nelerdir?
- Huzursuz uyuma.
- Sabah dinlenemeden kalkma ve sabah baş ağrıları.
- Gündüz uyuklama hali ve uyuma isteği.
- Çarpıntı ve hipertansiyon şikayetleri.
- Sinirlilik cinsel yetersizlik ve isteksizlik
Uyku apnesi nedir?
Horlamanın en ileri düzeyi uyku apnesi (uyurken nefes tutma) olarak bilinir. Uykusu boyunca kişi sık sık yüksek sesli horlamadan sonra belirli bir süre nefes alıp vermez. Bu durum 10 saniyeden uzun sürerse ve bir saat içerisinde 7 defadan fazla olursa ciddidir. Hekiminiz durumunuza göre sizden uyku sırasında yapılan bir test isteyebilir. Apne hastaları bir gecede 30 ile 300 arasında "nefes tutması" yaşayabilirler ve bazılarının uykularının yarı süreleri kan oksijen seviyeleri normalden düşük olarak geçer. Nefes alınmadığı zamanlar kalp aynı derecede kanı pompalamak için daha fazla güç harcar. Bu düzensiz kalp atışlarına sebep olur ve ileride yüksek kan basıncı ve kalp büyümesiyle sonuçlanır. Tıkayıcı uyku apnesi olan kişiler uykularını derin uyuyarak geçiremezler ve bu durum iyi dinlenmiş olarak uyanmalarına engel olur.
Radyofrekans yöntemiyle operasyonda nasıl bir yol izlenir?
Radyofrekans yöntemi ile damak gerilmesi ameliyatında hastaya tedavide kullanılan cihaz takılarak 5-10 dakika beklenir. Damak dokusu içine girilerek radyofrekans dalgaları verilmek suretiyle horlamaya yol açan dokular küçültülür ve damakta bir miktar gerilme sağlanır. Uygulanması basit olan bu yöntemde bazen 2-3 seans gerekmektedir. Başarı oranı oldukça yüksek olan bu yöntemde hasta uyumu oldukça iyidir.
Radyofrekans yönteminin avantajları...
- Horlama tedavisinde en yeni yöntemdir.
- Narkoz gerekmez.
- Kısa sürede uygulanabilir.
- Çoğu hastada sadece bir seans sonrasında horlama etkin olarak tedavi edilebilmektedir.
- Uygulama sırasında ve sonrasında kanama problemi çok nadirdir.
- Ameliyat sonrasındaki ağrı diğer yöntemlere göre çok daha az görülür.
- Hasta aynı gün evine gidebilir.
Horlamasız bir yaşam için:
1-Kilo vermek güçlü bir kas yapısına sahip olabilmek için düzenli bir hayat ve egzersiz programı uygulayınız.
2-Uyumadan önce uyku ilaçları sakinleştiriciler ve antihistaminik ilaçlardan kaçınınız.
3-Alkol ihtiva eden içeceklerden uzak durunuz.
4-Uyumadan 3 saat önce yemek yemeyi bırakınız.
5-Aşırı yorgunluktan kaçınınız ve düzenli uyuyunuz.
6-Sırtüstü yatmaktansa yan yatmayı deneyiniz.
7-Yatağınızın baş kısmını ayak kısmından 15-20 santimetre kadar yukarıya kaldırınız.
RADYOFREKANS TERMAL ABLASYON
RFTA’nın Histolojik Sonuçları
• 1 saat içinde doku koagülasyonunun tipik etkileri görülür
• Harap olan hücreler bütünlüklerini kaybeder ve homojen bir görünüm kazanır
• Doku içinde ödem ve konjesyon oluşur
• 24 saat içinde lezyon iyice sınırlanır
• Beyaz hasarlı doku çevresinde hiperemik bir doku halkası oluşur
• Hafif veya orta derecede akut inflamatuar cevap gelişir
• 72 saat içinde nekroz iyice oluşur
• Hücreler yoğun bir şekilde nukleuslarını kaybeder
• 10 gün sonra lezyonu beyaz bir doku sınırlar
• Bu beyaz doku ölü kas dokusunun yerini alan kollajen depolanması sonucu oluşan fibrozisi gösterir
• Fibrozise minimal inflamasyon ve minimal ödem eşlik eder
• 3 hafta sonra skar oluşumu ile lezyon beyaz ve parlak görünüm kazanır
• Lezyon içindeki ve sınırındaki ufak kan damarları RFTA sırasında hasarlanırlar ancak skar oluşumu sırasında yeniden oluşurlar
• Lezyon çevresindeki damarlar canlı ve intakt olarak kalır
RFTA’nın Klinik Uygulanması
• RFTA işlemlerinin çoğu lokal anestezi altında ve ayaktan yapılabilir
• Uygulandığı bölgeye göre uygulama birkaç dakika içinde yapılabilir
•İşlem sonrası hasta biraz ödem ve ağrı olabilir 1-2 günlük analjezik gereksinimi olabilir
•Tedavi sonrası hasta kısa sürede işine ve normal yaşamına dönebilir
RTFA Uygulamasında Önemli Noktalar
• Elektrotun distal ucu hedef dokuya doğru bir şekilde yerleştirilmelidir
• Elektrotun proksimal ucu işlem sırasında mukozaya değeceği için mukozal termal hasardan korunmak için bu kısım izole edilir
• Elektrotun giriş yeri ilk oluşan şişlik azaldıktan sonra 24-48 saat içinde komple iyileşir
• Mukoza altındaki dokunu iyileşme süreci 3-8 hafta sürebilir
• Bu süre sonunda nekrotik dokuların yerini skar dokusu alır doku hacmi azalır ve dokuda gerginlik oluşur
• Zamanla oluşan skar dokusu da vücut tarafından kaldırılacağından doku hacminde daha fazla azalma gerçekleşir
• Domuz dilinde yapılan bir çalışmada RFTA’dan 10 gün sonra doku hacminde % 26 azalma olduğu bildirilmiştir
ÖZETLE;
1. RFTA radyofrekans akımını kullanarak hedef dokuda tam bir şekilde hacim azalması sağlayan minimal-invaziv bir cerrahi tekniktir.
2. Bu teknikle ufak kontrollü lezyon oluşturulur ve çevre dokuların etkilenmesi minimaldir dolaysı ile yaşamsal organlara yakın alanlarda kullanılabilir.
3. Lezyonda oluşan nekrotik doku skar dokusu ile yer değiştirir ve bu doku vücudun kendi doğal işlemi olarak ortadan kaldırılır.
4. Düşük güçde radyofrekans enerjisinin kullanımı göreceli olarak çabuk ve ağrısız işlem yapılmasına neden olur.
5. Bu enerjinin vücutta çeşitli kullanım alanları vardır: Kraniyal sinir problemlerinde onkolojide kardiyolojide ve prostat büyümelerinde 20 yıldır kullanılmaktadır halen SOLUNUM YOLUNDA kullanımı gündemdedir.
Özel Duygu Hastanesi
Küçükköy / G.O. P.İstanbul
Op. Dr. Barbaros YURDAIŞIK
Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahi Uzmanı
Tel: 0212 617 47 47